uluslararası marka tescil

Yurtdışı Marka Tescil

Uluslararası marka tescil seçeneklerinde, Madrid Protokolüne dahil olmayan veya herhangi bir bölgesel pakt üyesi de olmayan ülkeler için, markamızı tescil ettirmenin tek yolu, direk ülkenin kendi kurumuna başvuru yapmaktır.

Ülkesel müracaatlar, protokol üzerinden yapılan müracaatlardan farklı olarak yönetilmesi nisbeten daha zor olan bir seçenektir. Neredeyse kurumların hepsi, yabancı şahıs veya tüzel kişilerden  gelecek marka müracaatlarında, mutlaka kendi yerel vekilini kullanma şartı istemektedir. Veya şahıs veya tüzel kişiliğin ikametinin, ilgili ülkede yer alması gerekir.

​Ülkesel müracaat, ülkelerin sinai haklar mevzuatına bağlı olarak, avantaj veya dezavantaj teşkil edebilir. Tabi ki ülkesel müracaatın zorunluğu olduğu bir ülkede elimizde farklı bir seçenek bulunmamaktadır.

​Avantaj ve dezavantajları

​Dezavantaj olarak görebileceğimiz hususlardan biri, başta da söylediğimiz gibi müracaat direk olarak ülke birimine yapıldığı için, ilgili ülke mevzuatları, başvuru veya güvenilir yurtdışı vekil temin etme gibi hususların sağlanması. Bir diğeri ise; ülke marka ofislerinin aldığı marka harçlarının ve yurtdışı vekil ücretlerinin oldukça yüksek olmasıdır

​Avantaj olarak sayabileceğimiz hususlar da tabi ki mevcuttur. Örneğin; Madrid protokolüne yaptığınız müracaatlarda, tescil belgesi gibi bir beklentimiz olmamaktadır. Genellikle ülkelerden markamızın tescil edildiğini işaret eden alabileceğim en maksimum belge, ilgili kurumun verdiği tescil kesinlik yazılarıdır. Hatırı sayılır miktarda ülke, bu tescil kesinlik yazılarıyla ilgili bile herhangi bir bildirimde bulunmaz. Güvenebileceğimiz tek dayanak, Madrid protokolü mevzuatında geçen, herhangi bir  ülkeden 18 aylık bir bildirim gelmemesi durumunda, markanın o ülkede tescilli sayılacağı konusundaki hükümdür.

​Ancak yine gerçek yaşanan vakalardan tecrübe ettiğimiz kadarıyla, özellikle Orta Doğu, Orta Asya gibi coğrafyada bulunan çeşitli ülkelerin mahkemelerinde, marka konusuyla ilgili yaşanan davalarda, ülkenin düzenlediği tescil belgesinin görülmek istendiği, Madrid protokolünden alınmış tescil kesinlik yazılarının herhangi bir geçerliliği olmadığını biliyoruz.